Küresel piyasalarda “güvenli liman” olarak görülen altın, Orta Doğu’daki askeri gerilimin ardından haftaya güçlü bir yükselişle başlamasına rağmen bu kazançlarını korumakta zorlandı. Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte ons fiyatı kısa süreliğine 5.400 dolar seviyesine kadar yükseldi.
Ancak hafta ilerledikçe güçlü dolar ve yatırımcıların kâr satışları fiyatların geri çekilmesine neden oldu.
İlk Tepki Güçlüydü, Ancak Kalıcı Olmadı
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik füze saldırılarının ardından piyasalarda oluşan belirsizlik, altına hızlı bir talep getirdi. Kitco’nun aktardığı bilgilere göre piyasalar açıldığında altın fiyatı kısa sürede sert bir yükseliş kaydetti.
Analistler, jeopolitik gelişmelerin altın fiyatlarında genellikle ani yükselişlere yol açtığını ancak bu tür hareketlerin çoğu zaman kalıcı olmadığını belirtiyor. İlk şok dalgasının ardından yatırımcıların yeniden ekonomik göstergelere odaklandığı ifade ediliyor.
Güçlü Dolar ve Fed Politikası Baskı Yarattı
Altındaki geri çekilmenin arkasında doların güçlenmesi ve ABD Merkez Bankası’nın para politikası beklentileri önemli rol oynadı. Enerji fiyatlarının yükselmesiyle birlikte küresel enflasyon baskılarının yeniden artabileceği endişesi gündeme geldi.
Bu durum, Fed’in faiz indirimlerini erteleme ihtimalini güçlendiriyor. Yüksek faiz oranları ve artan tahvil getirileri, yatırımcıların altın yerine faiz getirisi olan varlıklara yönelmesine neden olabiliyor.
Enerji Fiyatları ve Enflasyon Etkisi
Orta Doğu’daki gelişmelerin petrol fiyatlarını yukarı çekmesi, küresel ekonomide yeni bir maliyet baskısı yaratabilir. Artan enerji maliyetleri üretim ve ulaşım giderlerini yükseltirken, merkez bankalarının sıkı para politikalarını sürdürmesine neden olabilir.
Bu senaryoda altın fiyatları üzerinde kısa vadede dalgalanma görülmesi bekleniyor.
Uzun Vadede Talep Devam Ediyor
Uzmanlara göre kısa vadeli dalgalanmalara rağmen altın hâlâ tarihsel olarak güçlü seviyelerde işlem görüyor. Küresel borç seviyelerinin artması ve finansal sistemde yaşanan dönüşüm, altına olan talebi uzun vadede destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.
Özellikle merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirmek amacıyla altın alımlarını artırması dikkat çekiyor. Birçok ülke, dolar bağımlılığını azaltmak için rezervlerinde altına daha fazla yer vermeye devam ediyor.
Küresel ekonomide çok kutuplu finansal sistemin güç kazanmasıyla birlikte altının, siyasi veya karşı taraf riski taşımayan nadir likit varlıklardan biri olarak önemini koruduğu ifade ediliyor.


















