Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, yüksek finansman maliyetleri ve belirsizlik nedeniyle sanayicilerin yatırımlarını erteleyip nakit dengesini sağlamaya çalıştıklarını, bu nedenle adeta bir ‘bilanço resesyonu’ yaşandığını ifade etti. ASO’nun olağan meclis toplantısında konuşan Ardıç, “Mevcut ortamda faiz indirimi tek başına yeterli olmuyor; asıl sorun kredi maliyeti değil, şirketlerin ayakta kalabilme çabası. İş dünyamız adeta fırtınada gemisini korumaya çalışıyor. Bu süreci aşmak için üretimi öne çıkaran, arz yönlü politikaların hızlıca devreye alınması gerekiyor” dedi.
Ardıç, enflasyonla mücadele programlarının sanayi ve tarımda üretimi baskıladığını, bunun da yeni bir arz kaynaklı enflasyon riskine yol açabileceğini söyledi. Dış pazarlardaki durgunluk, iç talebin zayıflaması ve finansmana erişimdeki güçlüklerin de sanayiciler için ek sorunlar yarattığını belirten Ardıç, sanayi istihdamındaki daralmanın olumsuz bir tablo oluşturduğunu vurguladı. “Çözüm, rekabet gücünü artırmak, verimliliği yükseltmek ve yüksek katma değerli üretimle sürdürülebilir ihracat artışı sağlamaktır” ifadelerini kullandı.
Yeşil dönüşüm: Karbon artık maliyet unsuru
Yeşil dönüşümün sadece bir iyi niyet projesi olmadığını belirten Ardıç, “Rekabet gücümüz ve ihracatın sürdürülebilirliği için bu konuya odaklanmak zorundayız. Dünya ticaretinde artık fiyat kadar karbon ayak izi de önemli. Eğer biz bu dönüşümü ertelemeye devam edersek, pazarlarımızı kaybedebiliriz. İhracatımızın önemli bir bölümü Avrupa’ya gidiyor ve bu da yeşil dönüşümün ana gündemimiz olmasını zorunlu kılıyor. Karbon artık sadece çevreyle ilgili bir kavram değil, doğrudan bir maliyet kalemi haline geldi. Karbon yoğun üretimde verimlilik ve temiz enerji yatırımları geciktikçe, maliyet baskısı kalıcılaşıyor. Avrupa Birliği’nde karbon fiyatı ton başına 80 Euro seviyesine ulaştı” dedi.
Yeşil dönüşüm yatırımlarındaki en büyük engelin finansman olduğunu söyleyen Ardıç, ulusal ve uluslararası fonlara erişim ile seçici kredi mekanizmalarına ihtiyaç duyduklarını, bu konuda Bakanlıklar ve AB Delegasyonu ile görüşmeler yapacaklarını ifade etti.
“Diploma dağıtmak kalkınma sağlamaz”
Ardıç, ASO’nun uzun süredir eğitim ile iş dünyası arasındaki uyumu artırmaya çalıştığını, ancak üniversite mezunlarının iş piyasasında gerekli becerilere sahip olmadığını belirtti. “Yükseköğretim bir sayı yarışına dönüşmemeli. Diploma dağıtmakla kalkınma sağlanmaz. Kalkınma; nitelikli insan kaynağı, uygulamaya hazır mezunlar ve sanayinin ihtiyaç duyduğu becerilere sahip iş gücüyle mümkündür. Hedefimiz, üniversite diplomalı işsizler ordusu oluşturmak değil, bilgi, beceri ve araştırma ekosistemi geliştirmektir” diye konuştu.
Türkiye’de 208 üniversitede yaklaşık 7 milyon öğrencinin eğitim gördüğünü hatırlatan Ardıç, lisans mezunlarının yüzde 69,1’inin istihdam edildiğini ancak sadece yüzde 56,1’inin kendi alanında iş bulabildiğini, üniversite mezunu işsizliğinin genel işsizlik oranının üzerinde olduğuna dikkat çekti.

















