Çin, Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin Tayvan’a askeri müdahale ihtimaline dair açıklamalarının ardından 20 Japon şirketini ihracat kontrol listesine dahil ettiğini duyurdu.
Çin Ticaret Bakanlığı’nın açıklamasında, aralarında Mitsubishi Heavy Industries’in savunma ve gemi yapımıyla ilgili iştiraklerinin de bulunduğu şirketlerin, Japonya’nın askeri kapasitesini destekledikleri gerekçesiyle yaptırım kapsamına alındığı belirtildi.
Bu kapsamda, Çinli şirketler artık bu 20 Japon şirketine askeri veya sivil amaçlı ikili kullanıma uygun ürünleri ihraç edemeyecek. Ayrıca, yabancı şirket ve kişilerin de Çin menşeli bu tür ürünleri ilgili şirketlere satması yasaklandı.
Buna ek olarak, Subaru’nun iştiraklerinin de dahil olduğu 20 Japon şirket ise ürettikleri askeri ve sivil ikili kullanıma sahip ürünlerin nihai kullanıcılarının belirlenememesi nedeniyle ihracat izleme listesine eklendi. Bu şirketlere ürün satmak isteyen Çinli firmaların, özel bir risk değerlendirmesi raporu hazırlaması ve ürünlerin Japonya’nın askeri faaliyetlerinde kullanılmayacağına dair taahhütname alması gerekecek.
Çin-Japonya Hattında Artan Gerilim
Çin’in bu ihracat kontrolü kararı, Pekin ile Tokyo arasındaki diplomatik tansiyonun bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae’nin, Çin ile egemenlik ihtilafı yaşanan Tayvan’a askeri müdahale olasılığını gündeme getirmesi, Çin’in sert tepkisine yol açmıştı.
Takaiçi, 7 Kasım 2025’te Japonya Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada, Tayvan Boğazı’nda yaşanacak bir müdahaleyi ülkesinin güvenliğine tehdit olarak göreceklerini ve askeri güç kullanmayı değerlendirebileceklerini belirtmişti. Bu açıklama, Çin tarafından protesto edilmiş, iki ülke arasında diplomatik gerginlik tırmanmıştı.
Başbakan Takaiçi, gelen tepkilerin ardından sözlerinin varsayımsal olduğunu ifade ederek benzer açıklamalardan kaçınacağını söylemiş, ancak geri adım atmamıştı. Pekin yönetimi ise bu gelişmelerin ardından Japonya’ya protesto notası vermiş ve iki ülke ilişkilerindeki kriz; seyahat uyarıları, uçuş iptalleri, kültürel etkinliklerin engellenmesi ve ithalat yasakları gibi alanlara sıçramıştı.

















