Çanakkale’nin Biga ilçesinde 1932 yılında açılan bir mülkiyet davası, 94 yıl süren hukuk mücadelesinin ardından çözüme kavuştu. Büyük dedeler tarafından açılan davanın kararını, dördüncü kuşak torunlar gördü. Yaklaşık bin kişiyi ilgilendiren ve 183 parseli kapsayan dava, Türkiye’nin en uzun süren hukuk süreçlerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Dava, 27 Ekim 1932’de Biga Asliye Hukuk Mahkemesi’ne sunulan bir dilekçeyle başladı. İlk karar, dokuz yıl sonra, 11 Temmuz 1941’de çıktı. Ancak karar temyize götürülünce dosya Yargıtay’a taşındı ve süreç yıllarca devam etti.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 1943 yılında yerel mahkemenin kararını bozarak davayı yeniden görüşülmek üzere Biga Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderdi. Hukuk sistemindeki değişiklikler ve kadastro çalışmaları nedeniyle dava yeni bir aşamaya geçti. 1958’de, taşınmazların Kaldırımbaşı köyündeki kadastro tespitlerine dahil edilmesiyle dosya kadastro mahkemesine devredildi.
Zamanla, aynı taşınmazlara ilişkin diğer davaların da ana dosyayla birleştirilmesiyle parsel sayısı 232’ye çıktı. 2015 yılında Çanakkale Kadastro Mahkemesi’ne kaydedilen dosyada, bilirkişi incelemeleri ve delil değerlendirme süreçleri uzun yıllar sürdü. Taraf sayısının yaklaşık bine ulaştığı belirtildi.
Nihayet, 21 Ocak 2026’da açıklanan kararla, Çanakkale Kadastro Mahkemesi 183 parseli kapsayan davada incelemelerini tamamlayarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verdi.
1932’de başlayan bu mülkiyet davasının 94 yıl sonra sonuçlanması, Türkiye’deki uzun yargı süreçlerine dikkat çeken bir örnek olarak gösteriliyor.

















